Çin in wuhan şehrinde başladığı söylenen Covid 19, bilinen adıyla corona virüs, dünya üzerinde bir çok dengeyi bozdu, ancak bozduğu yada revize ettigi (yenilenme) bir şey daha var Kapitalizm,
Bazı yorumlar bu salgın sonrasında insanlık için daha pozitif (sınıfsal ve sosyal anlamda) ongörüler ile, artık sömürüyü azaltarak daha çok kamu saglıģinı ve yararına göre kurgulanacağı gibi iyimser senaryolar yapıyorlar.
Ancak kapitalizmin ana mantığinın kâr etmek ve toplumsal yasamda gereksinim olarak tanimlanmış, hatta tanımlanmamış ne varsa meta (mal) haline getirme ozelliği ve yönetme hakkinın, sahip olma hakkindan kaynaklandığının kutsandıģı bir düzen olması.
Corona virüs, şu an sahibi yokmuş gibi görunsede, bundan kaynaklanan korkuya yon verecek, kontrol altına almaya aday, belkide sahip ülkeler=şirketler acısından tarihsel bir prova niteligindedir, yani bundan sonra diğer korkular gibi, salgın korkusu da Kapitalizm in sürekli sermayesidir, ilaç sanayiinin silah sanayisinin önüne geçeceği tarihsel bir dönemecteyiz.
Elbetteki bu prova, bundan sonraki sosyal mucadelelerinin aciliyetinin, gerekliliginin görünür hale gelmesi ve mucadele yontemleri konusunda, biz marksistleri teorik, stratejik ve pratik mücadelenin sosyalist ve komünist hedef amacıyla nasıl bulusturulacağı anlamında kafa yormamızı gerektirecektir.
Sovyetler birliği ile birlikte yıkılan sosyalizm ve sosyalizm ideolojisine olan güvenin, prestijin hatta sempatinin yeniden kitleler tarafından kabul göreceği ihtimal dahilinde olsada, savaş kızısacak ve çetin olacaķ gibi görünüyor.
Daha öncede örneklerini gördüğümüz terör, etnik düsmanlık, milliyetcilik, mezhepçilik gibi korkuları yöneterek silah sanayisine pazar yaratan ve dogal kaynakları yagmalayan kapitalizm, fosil enerjinin sonuna yaklastıģımız bu tarihsel süreçte kendisi icin yük olarak gördüğü, az tuketen, sosyal güvenlik hizmetlerinden en fazla yaralanan, yani "sosyal devlet" açisından yük olan, 60 yaş üstünü gözden çıkartarak, bana göre korkuyu yonetmek yolunda bir prova olarak algıladığı bu salgını (sahibini ileride göreceğimizi düşünüyorum) bundan sonraki duzenin başat enstrümanı olarak kullanacağını düsünüyorum.
Yani bu salgın tecrubesi sonrası muhtemelen üretim araçlarına sahip olmayan, ekonomi politik olarak işçi statüsünde, uretici ve yaratıcı enerjisini, kiralamak yada satmak zorunda olanlar, sadece zincirlerini, renkli televizyonlarinı yada otomobillerini kaybetmiyecekler, 60-65 ina geldiklerinde can larını kaybedecekler.
Çünkü Kapitalist devlet yonetenleri (egemenler) emekli maaşı ödemek istemeyecekler, pazar haline getirmek istedikleri cografyanın üretim alanlarını işbirlikçi yonetimler olmadanda kilitleyebilecekler, bu arada büyuk bir olasılık tüm dunyada baskı aracı olarak devletler, daha güclü ve totaliter olmaya zorlanacak,
dolayısi ile isyana kaynaklik eden baskı, zulum ve adaletsizlik, hem sosyal yasamda hemde sosyal yaşamin belirleyenlerinden olan ekonomik alanda artacak, yoksullasan kitleler nufus olarak ta artacaktır, ülkemiz özelinde uzun zamandır sabır, tevekkülle karşilanan yoksulluk ve islami siyaset anlayışı, tomlumun çoğunlugu tarafından onaylanmasada, şerri bir devlet kurma hesapları olan azimsanmayacak kadar güçlü (Ekonomik ve donanım anlaminda) ve orgutlü bir grup var, hemde iktidarda, tek eksikleri kurmak istedikleri düzenin adinı koymak (tabii anayası Kuran olma koşuluyla)
Yani tamda zamanıdır, "Kapitalizm Öldürür, Kapitalizm i Öldürelim, sloganını şiar edinerek, işcı sınıfına ve halk a bu gerçeği anlatmanın, elbette once bunun yolunu ve araclarını bulmali.
Tabiiki bunu dair kafa yormak için, kafanin içi önce kapitalist sistemin dışinda ırkçı, milliyetci, dinci ve meshepci kavramlarin etkisunden kurtulmuş, bu kavramlarin sinifsal sömürünün ideolojik devamlılığı icin nasil kullanildığını teshir edebilen, yani politikanın sınifsal özelligini gözardı etmeden, istikrarla yapilmalı.
Kapitalist egemenlikten demokrasi bekleyen, sivil toplumcu, çevreci, "sol" cu lar ki, coģu 60 yaş üstundedirler marksizmin sadece felsefi bir kuram olmadığını hatırlasalar iyi olur.
50 küsür yil yaşamış bir isçi olarak benim gozlemim ve öngörum budur,
S Yılmaz
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder